benim annem bi hiperaktif

En Uzun 100 Metre

En Uzun Yüz Metre Hayatını yüz metreye sığdırabilir misin? Ben sığdırdım. Yüz metre yürüyerek kaç adımdır ki? Şuradan şurası dersin çok kısa dersin ama bazen diyemezsin işte. O yüz metre bir karardır çünkü. Neler neler var içinde ve neler neler var içimde bir bilsen. Elimde valizimle çıktım evden. Valizin içinde geçmişim vardı, annem vardı, babam […]

KİM ANNE KİM ÇOCUK ? SANA YENİ BİR BEYİN LAZIM

Eğer hiperaktif bir anneyseniz ve çocuğunuz hiperaktif değilse (neyse ki değil, %50 ihtimalin iyi tarafını almış) zaman zaman (tamam düzeltiyorum genel olarak hatta çoğunlukla) evdeki oradaki buradaki durumlar karışabiliyor, komik sahneler de yaşanıyor haliyle. Hiperaktif yetişkin olmanın verdiği eğlenceli durumlar çocuğunuza eğlenceli gelmeyebilir, sizden utanabilir, “annneeee lütfeeennn” diye sizi uyarabilir vs. vs. Dürtüleri kontrol edememek […]

BİR YIL….

BİR YIL…. Son bir yılda, Dışımdaki ben kadar içimdeki ben de değişti az ya da çok ama derin oldu bu değişim. İçimde taşıdığım ağırlıklardan kurtulunca dışımdaki ağırlıklar da gitti, ruhumu taşımaya çalışan bedenim kendini büyütmeye çalıştı hep, kilo dediğim dengeymiş meğerse. İçimde kendine yer bulan karanlıklar uçup gidince dışım da aydınlandı. Tedirginlik içimde yaşadıkça dışım […]

BEN ANNEYSEM…

BEN ANNEYSEM… Hata yapabilirim, sen beni affet Doğru kararlar verebildiğim gibi yanlış hatta çok yanlış kararlar da verebilirim, sen bana destek ol Bazen sinirlenebilirim, her zaman sakin olamayabilirim, evim sensin, senin yanında neysem oyum maskelerim yok, sen beni anla Her zaman yemek yapamayabilirim, bazen de abur cubur yiyelim olmaz mı? Bazen param olmayabilir, çok istediğin […]

BOŞANMIŞ ANNE OLMAK

Değişik bir gün, bir sürü duygu aynı anda içimde dolanıp duruyor. Her biri kendine bir pencere açmak için göğsüme vurup duruyor ama benim ruhum pencerelerini kapadı bir süredir. Ruhun penceresiz kalması da tuhaf hani, çıkacak yer olmayınca bütün duygular da birbirini ittirip birbirine çarpıyor, çarptıkça birbirine karışıyor, sonra çık bakalım işin içinden, oldun mu kördüğüm? […]

Her Şehir Bir Kadındır

Her Şehir Bir Kadındır Her şehrin bir kadını vardır, her şehir bir kadındır. Kimi güzel kimi çirkin, bazısı alımlı, bazısı baştan çıkaran, kimi sessiz, kimi hep ağlayan… o kadınların ruhu ne olursa olsun kadındır ve şehirdir, bağlanırsın, seni içine alır, bazen üzer bazen mutlu eder. Bir şehirde yaşayamıyorsan o kadınla yaşayamıyorsundur. Aradığın kadını bulana kadar […]

Zihnin Çakıl Taşları

Zihnin Çakıl Taşları Dümdüz giden bir yolda aslında hiçbir şey yokken ayağına takılan çakıl taşları senin zihninden fırlayıp oraya düşer. O kadar hızlı düşer ki görüp de üstünden atlamaya fırsatın bile olmaz. Takılırsın, düşersin, ayağını acıtır, bazısına çarpıp fırlatır öteye atarsın. Zihnin sana oyun oynar. İstemeden de olsa kendini oyunun içinde bulursun. Çakıl taşları bazen […]

Ruh Bedeni Sıkınca…

Her şey umutlu başlamıştı. Güzel bir geceydi, yılbaşıydı, ne olursa olsun saçma bi mutluluk hali vardı. Sabah uyanınca da devam edeceğini zannettiğin o saf halinden eser kalmamıştı gözlerini açtığında. Gittikçe çöken bir sis vardı ruhunda, karanlık değil ama aydınlık da değil, önünü biraz görebilirken ilerisini hiç göremediğin hatta bazen ellerinle yoklayarak yolunu bulduğun bir hal […]

Pişmanlığın rengi artık kırmızı…

  Pişmanlığın rengi artık kırmızı… Yola çıktım. Yolculukların bana hissettirdiği şey gideceğim yere varmanın heyecanından çok o yolun hiç bitmeyecekmiş gibi görünen, uzayıp giden sonsuzluk hissinin bana verdiği huzur olmuştur. Hayatın yol kenarından geçip gitmesini bir kenara bırakırsak önümde sonsuz bir hayat varmış gibi gelir. Bu yüzden severim yolculukları. O gün de böyle günlerden biriydi. […]

Çocuk

  ÇOCUK Bir çocuk Çizdiği sonbahar resminde yaprakların üstüne birer gözyaşı konduruyorsa Kim ona çocuk olduğunu söyleyebilir ki? Acısını yapraklara anlatan bir çocuğun gözyaşlarını kim silebilir elleriyle? Acının bedelini kimseye ödetmez bir çocuk. Tek solmuş yapraklardan bekler onu anlamalarını. O da solmuştur zaten yaprak gibi.

İç Yolculuk

İç Yolculuk Patikadan çıkarken Görülür dikenli teller Etrafını sarmış adanın. Korkar insancıklar hem kendilerinden hem denizden Adanın bilgesi bilir bunu. Der ki “korkunun kendisidir insan” “Sular yükselir, Seni boğan su değil kollarındır” Bilmez, bilemez insancıklar Yaşadıkları ada bir küçük dünya Kelimeler sessiz. Çok olmuş gülümsemeyi yutmuşlar. Adanın bilgesi bilir bunu. Der ki “korkunun hançeridir dudaklar” […]

Sessiz Sözsüz Bir Veda (1996)

Sessiz Sözsüz Bir Veda (1996)   Bu şehir işte! Yıllar yılı özlemini duyduğum, ne var ne yoksa emanet edip terk ettiğim şehir, burası. Hava muhteşem. Saatlerce hatta durmadan günlerce adımlamak istiyorum, sokak sokak. Her adımda bir şehir yaşamak istiyorum.   Bütün şehir mi dolaşmak istediğim? Buna cesaretim var mı? Nelere gözü kapalı attım kendimi de […]

Bir Bardak Sıcak Çay Avcuma Döküyor İçini

Sıcak bir bardak çay masamın üzerinde avcuma döküyor içini her dudağıma götürüşümde. Eski hem de çok eski bir dostun yazdığı şiir neler neler anımsatıyor. Yoğun, bir parça hüzünlü, bir parça coşkun bir akşamdayım. Her akşamım böyle olmuyor, tadını çıkarmaya bakmalı. Çayın tadı ilk kez böyle hoş geliyor, sebebi ne ola ki? Eski dost eskimiş değil, […]

OYUN

OYUN – Seninle bir oyun oynayacağız. Biliyorum tuhaf bir oyun bu. Duyduğunda garip gelecek, ilk aklıma geldiğinde bana da tuhaf gelmişti. Sabah erkenden başlayacak ve gece onikide sona erecek külkedisi gibi. Bu oyunun adını henuz koymadım, adı sonradan bize görünecek. Eğer bu oyun aklımdaki gibi sürerse her yıl aynı tarihte ne olursa olsun tekrarlayacağız. Ama […]

BİRİ DEĞERLİ DİĞERİ KIYMETLİ

Denizi olan bir şehirde doğduysan içine mavi kaçmıştır. Gözlerin ne renk olursa olsun isterse kuzguni siyah olsun o mavi orada durur hep. Bu yüzden denizi olmayan bir şehre taşındığında gözlerini hep gökyüzüne çevirirsin. Bir umut denizi görürüm diye. Zordur denizi olmayan şehirde yaşamak, acıklıdır. İçine su serpip ferahlatmaz seni. Alışırsın zamanla… Ne kadar alışabilirsen o […]

Kapıyı Kapattığında

Bazen birileri hayatından çıkar, hiç olmaması gereken zamanda olmaması gereken yerde…. İşin içine seçimler girmiştir, kimi gider kimi kalır, duygusal patlamalar yaşarsın, bu duygusal patlamalar eğer DEHB isen seni savurabilir, savruldukça toparlanmak zor olabilir ama toparlanırsın en sonunda. Duygusal iniş çıkışlar zaman zaman sıfırlasa da her şeyi sonra gene kaldığı yerden devam eder bir gün. […]

Sarıl da Anlat Bana Ne Anlatacaksan

  Birine sarılırken sadece sarılmazsın o an bütün duyguların harekete geçer, kollarından birer birer akar ve sen olur karşındaki… Yaşanan vedaların unutulmaması da bu yüzdendir belki, her şeyini verirsin o an ne düşündüysen, ne yaşadıysan, ne duyduysan… Her veda unutulmaz mıdır peki? Sanmıyorum, içlerinden sadece bazısı…  Sarılarak hislerini anlatabiliyorsan her şey daha güzel… Sarıl da […]

Amacım buydu, bir konserve kutusu olmaktı..

Bir öğle tatiliydi. İş yerinden kaçarcasına uzaklaştım. Önce arabayla dolaştım, yol nereye giderse oraya gittim. Sonra döndüm Migros’un önüne park ettim. Bir şey alacak değildim sadece boş boş raflara bakıp kendimi o raflardaki konserve kutularının yerine koymak istedim. Amacım buydu, bir konserve kutusu olmaktı, dışarıdan korunaklı içeride taze, hep olduğu gibi kalmış. Olabilir miydi? Fiziksel […]

EGO ORGAZMI…

Kiminin başının belası kimin umurunda bile değil, azıcık okşansa şişine şişine bi hal oluruz. Herkeste farklı derecelerde var kiminin az kiminin çok ama bazısı var ki ve en tehlikelisi o bence: egosuyla orgazm olanlar. Karşısındakini ezdikçe zevk alan, her şey onlar için var olmuş gibi davranan üstelik bunun da farkında olmayan insanlar bunlar. Ne demeli […]

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com