BOŞANMIŞ ANNE OLMAK


Değişik bir gün, bir sürü duygu aynı anda içimde dolanıp duruyor. Her biri kendine bir pencere açmak için göğsüme vurup duruyor ama benim ruhum pencerelerini kapadı bir süredir. Ruhun penceresiz kalması da tuhaf hani, çıkacak yer olmayınca bütün duygular da birbirini ittirip birbirine çarpıyor, çarptıkça birbirine karışıyor, sonra çık bakalım işin içinden, oldun mu kördüğüm? Düğümü kim çözer, nasıl çözer, çözülür mü?
Aslında çok düşündüm bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye, doğru ifadeler kullanmak gerekir, yanlış bir şey söylemeyeyim, okuyanlarda yanlış bir algı olmasın diye, hassas bir konu çünkü. Boşanmış anne olunca neler oluyor, anlatmak istedim. Herkes başka başka şeyler yaşasa da ortak noktalar öyle çok ki.
Tam 6 yıl önce doğum yapmaya yaklaşık bir hafta kalmıştı, her gün bir heyecan yaşıyorduk, ha geldi ha gelecek, nasıl bir heyecan nasıl bir merak anlatamam. Yıllar olmuş da çocuğunu görememiş bir anneydim sanki kavuşmak için bırak günleri dakikalar geçmiyordu. Doğum yaptım ve yeniden doğdum. Her gün yeniden doğdum, 6 yıldır her gün yeniden doğuyorum.
Boşanma kararını vermek çok kolay olmadı elbette. Ama gün geliyor kararı verdiğinde bir rahatlama hissediyorsun, üzüntüden eser yok işte o an doğru karar doğru zaman olduğunu biliyorsun. Bana göre karar vermek de sonrasında mahkeme şu bu çok sıkıntılı değildi, kimse birbirine sorun çıkarmadı, geçti gitti. Ama evdeki aşamalar böyle olmadı. Çocuk olunca evde işler başka oluyor, adım adım bir çocuğu çözmeye çalışmak gerekiyor.
Boşanmanın gerçekleşmesinden önce bu kararı anlattığımda minik kuzum olumlu denebilecek bir tepki verdi, ben de geçiş süreci daha kolay olacak diye umut ettim ama öyle olmadı. İlk zamanlar hafta sonları iki gün babasına bırakıyordum ama kısa bir süre sonra sıkıntı yaşamaya başladı, uyuyamıyorum dedi, gece ağladı, karnı ağrıdı. Sonra haftada bir gece kalmasına karar verdik, belki daha iyi oldu ama yine de aşama aşama farklı sorunlar gelişti.
1. Oğlum ilk başta sanırım bir oyun gibi algıladı babası ile ayrı evlerde yaşama kararımızı, nasıl olsa dönecek diye düşündü.
2. Sonra biraz daha farkına vardı ama bu sefer de beni üzmemek için sıkıntılarını bana değil de öğretmenine, Sultan’a anlatmaya başladı.
3. Öğretmeni çok destek oldu bu konuda bize, çok şanslıyız.
4. “Anne baba aynı evde oturunca iyi anlaşamıyorlar, ayrı evlerde daha mutlular, seni de çok seviyorlar hem sen istediğin zaman babanı görebilirsin, birlikte vakit geçirebilirsin” dedik “ama en son yemeğe gittiğimizde hiç tartışmadılar” diye cevap verdi. Barışmamıza dair umut beslemeye başladı.
5. Hafta sonu babasına gideceği zamanlar ağlamaya başladı, ağlamasının sebebi olarak Papyon ve Zeytin’i özlüyorum diye açıklama yaptı bu aslında evde kalmak istiyorum demekti, babasına gidince orda da iyi vakit geçiriyor ama ikinci bir eve gitmek ve anneden ayrı gitmek fikri onu ürkütüyor.
6. “hep ben babama gidiyorum biraz da o gelsin” demeye başladı, aslında evde babasıyla vakit geçirmek istiyor ona oyuncaklarını gösterip evde yeni olan bir şeyler varsa onları göstermek istiyordu ve babası gelirse çok mutlu oluyordu.
7. Sadece hafta sonu bir gün babasını görmek doğal olarak çocuğa yetmiyordu, haftada iki kez babası eve gelip onunla vakit geçirmeye başladı, gelmediği hafta çok durgun ve üzgün oluyordu.
8. Babası eve gelince mutlu oluyordu ama bu kez de “barışabilirsiniz, ben yeniden aynı evde olmamızı istiyorum” diye duygularını ve isteklerini bu kez daha açıkça ve bana söylemeye başladı. Her böyle söylediğinde net açıklama yaptık, biraz bu devam etti ve karın ağrıları başladı.
9. Her gün her dakika karnı ağrıyordu, evde, okulda… Önceleri ovalım geçer, tuvalete git istersen, geçecek vs. dedik. Hatta sürekli karnım ağrıyor dersen hep ağrır dedim birkaç gün sonra şunu söyledi “beynim karnıma mektup gönderdi, hep ağrırsan karnımın ağrısı hiç geçmez.” 
10. En sonunda karın ağrısı için şu çözümü buldum: “eğer her zaman karnım ağrıyor dersen gerçekten karnın ağrıdığında bunu anlayamayız” ve bu cümle etkili oldu, karın ağrıları azaldı.
11. Boşanmanın ardından gözlerini kırpıştırma tiki oluştu, ilk başta tepki gösterdik devam etti sonra hiç umursamadık bir süre tik ortadan kayboldu ama son zamanlarda yine yapmaya başladı şimdi de ilgilenmiyoruz ama nasıl geçecek bilmiyorum buna da bir çözüm bulacağız sanırım.
12. Son bir iki haftadır biraz daha gelişme gösterdi ve sanırım içinde hala bir umut olsa da kabullenme sürecine girdi, yavaş yavaş düzelecek. İlk 6 ay biraz sancılı ama yavaş yavaş yoluna giriyor.
13. Tabii bu arada tüm bu yaşananların içinde anne olarak eriyip bitiyorsunuz, bir yandan net olmaya çalışarak bir yandan üzülerek ama çaktırmamaya çalışarak… Gerçi çocuklar vücut dilimizden her şeyi anlıyorlar, saklamak ne mümkün?
14. Bu arada çocuklar bu durumu kullanmaya da çok elverişli oluyorlar hemen engellenmezlerse “ama babam senden daha çok oyuncak alıyoooo” diyebilir her an.
15. Biz biraz daha şanslıydık belki, en azından karşılıklı konuşup karar verebiliyoruz. Ama ne olursa olsun anne ve çocuk açısından zorlukları var babalara ait zorlukları bilemiyorum tabii onu da onlar anlatsın.
16. Küçük bir not, çocuklara söz verirken dikkatli olmak lazım unutmuyorlar ve kendilerine göre yorumluyorlar, eğer gerçekleşmezse bu dönem olan hayal kırıklıkları biraz daha üzücü oluyor herkes için.
17. Boşanma sonrası çocuğunuzla ilgili neler yapmanız konusunda bir sürü kitap var ama bence en iyisi bunu yaşayanlarla sohbet etmek, daha etkili.
18. Mutlu bir hayat bizi bekliyor…

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com