Bir Bardak Sıcak Çay Avcuma Döküyor İçini


Sıcak bir bardak çay masamın üzerinde avcuma döküyor içini her dudağıma götürüşümde. Eski hem de çok eski bir dostun yazdığı şiir neler neler anımsatıyor. Yoğun, bir parça hüzünlü, bir parça coşkun bir akşamdayım. Her akşamım böyle olmuyor, tadını çıkarmaya bakmalı. Çayın tadı ilk kez böyle hoş geliyor, sebebi ne ola ki?

Eski dost eskimiş değil, yeniliğiyle, dostluğuyla eski dost. Anımsananlar dün gibi değil yüzyıllardan da uzakta. Bir yelkenli çizilmiş kağıdın köşesine hafif yana yatmış, rüzgarın görünmeyen çizimi bu, ay hemen üzerinde belirmiş yelkenlinin. Çizmiş eski dost. Şiirin yanına bir de düş yelkenlisi konduruvermiş ve hep orada kalmış o, denizler aşmış, bir o yana, bir bu yana sallana sallana…Fırtınalar görmeden yol almış. Seyir defterine hep şiirler yazmış mavi mürekkeple. Kaptan tüm yolculuklarını bitirdiğinde denize atmalı seyir defterini. Eski dost henüz atmadı defterini denize, bilirim. Şiirler son bulmadı henüz…

Şiirler mi sona erdiğinde yolculuklar bitecek?

Yolculuklar mı bittiğinde şiirler son bulacak?

Denizin üzerine yazılan şiirler, deniz üzerinde yapılan yolculuklar,

Eski bir dost şiiri,

Bir bardak sıcak çay avcuma içini döken…

Çayın içine şiir katınca hoş oluyor tadı!

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com