Amacım buydu, bir konserve kutusu olmaktı..


Bir öğle tatiliydi. İş yerinden kaçarcasına uzaklaştım. Önce arabayla dolaştım, yol nereye giderse oraya gittim. Sonra döndüm Migros’un önüne park ettim. Bir şey alacak değildim sadece boş boş raflara bakıp kendimi o raflardaki konserve kutularının yerine koymak istedim. Amacım buydu, bir konserve kutusu olmaktı, dışarıdan korunaklı içeride taze, hep olduğu gibi kalmış. Olabilir miydi? Fiziksel olarak olmasa da bazen kendimi bir konserve kutusu gibi düşünebilirdim belki. Yavaş yavaş diğer reyonlara doğru yöneldim. Kitaplarda indirim varmış, ikinci aldığın kitap yüzde elli ucuzmuş. Ne kadar aşk kitabı varsa yığmışlar standa sanki hepimizin aşk hikayesi okumaya ihtiyacı varmış gibi. Birer birer baktım kitaplara, elinizden bırakamayacağınız diye başlayan yorumlar, yazılar diğer yandan al bu kitabı oku hayatını değiştir diyen fasa fiso kitaplar. Al dedim bak hepsine bu kitapların, ne bulacaksın içinde ne bulabileceğini zannediyorsun? Senin hikayenden farklı olan ne ya da senin hikayenin anlattığı ne bunlardan farklı mı? Evet farklı, biliyorum farklı olduğunu. Aşk hikayesi değil benim hikayem. Bilgiçlik de değil. Benim hikayem sadece beni anlatır başkası okurken hayal etsin kendini. Otur kendininkini yaz o zaman. Yaz da başkaları alsın ister okusun ister okumasın, ister saçma sapan desin ister ne hoş desin. Başkasının ne diyeceği senin umurunda mı? Hayır değil, hiç olmadı desem yalan olur da bu aralar gerçekten umurumda değil. Benim hikayem nerde başlıyor karar veremedim, aslında benim hikayem bugün başladı.

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com